UZM. PSİKOLOG

AİLE DANIŞMANI

 

YUSUF DAĞYELİ

Bilgi Kaynağı

 

Erken Dönem Uyumsuz Şemalar

Erken dönem uyumsuz şemalar, bireyin çocukluk ve ergenlik dönemindeki yaşantıları, temel duygusal ihtiyaçlarının karşılanma biçimi ve çevresiyle kurduğu ilişkiler sonucunda gelişebilen, kişinin kendisini, başkalarını ve dünyayı algılama biçimini etkileyen düşünce, duygu ve davranış örüntüleridir. Bu şemalar beş temel alan altında sınıflandırılır. Kopukluk ve Reddedilme alanı, kişinin güvenli ilişkiler kurmakta, sevilmeye ve kabul edilmeye layık hissetmekte zorlanmasıyla ilişkilidir. Bu alanda terk edilme, güvensizlik (kuşkuculuk), duygusal yoksunluk, kusurluluk (utanç) ve sosyal izolasyon (yabancılaşma) şemaları yer alır. Zedelenmiş Özerklik alanı, kişinin bağımsız hareket etme, kendi kararlarını verme ve yaşamın zorluklarıyla başa çıkma konusunda kendisini yetersiz hissetmesiyle ilişkilidir. Bu alan bağımlılık (yetersizlik), dayanıksızlık (zarar görme), iç içe geçmişlik (gelişmemiş benlik) ve başarısızlık şemalarını kapsar. Zedelenmiş Sınırlar alanında haklılık (üstünlük) ve yetersiz özdenetim şemaları bulunur. Bu şemalar, kişinin sınırları kabul etme, sorumluluklarını yerine getirme, dürtülerini kontrol etme ve başkalarının haklarını gözetme konularında güçlük yaşamasıyla ilişkili olabilir. Başkalarına Yönelimlilik alanı, kişinin kendi ihtiyaçlarından çok başkalarının beklentilerine, isteklerine ve tepkilerine öncelik vermesiyle karakterizedir. Bu alanda boyun eğicilik, kendini feda ve onay arayıcılık şemaları yer alır. Kişi, kabul görmek, çatışmadan kaçınmak veya ilişkilerini korumak amacıyla kendi isteklerini ve duygularını geri plana atabilir. Aşırı Tetikte Olma alanı ise kişinin olumsuzluklara, hatalara ve olası tehlikelere aşırı odaklanması; duygularını kontrol altında tutmaya ve yüksek standartları karşılamaya çalışmasıyla ilişkilidir. Bu alan karamsarlık (olumsuzluk), duyguları bastırma, yüksek standartlar ve cezalandırıcılık şemalarını içerir. Bu şemalara sahip kişiler olumsuz sonuçlara karşı sürekli tetikte olabilir, duygularını ifade etmekte zorlanabilir, kendilerinden ve başkalarından kusursuzluk bekleyebilir veya hatalara karşı katı ve eleştirel bir tutum sergileyebilirler. Beş şema alanı altında sınıflandırılan bu 18 şema, bireyin yaşam deneyimlerini yorumlama biçimini, duygusal tepkilerini, davranışlarını ve kişilerarası ilişkilerini etkileyebilir. Bununla birlikte, şemaların varlığı tek başına bir ruhsal bozukluk anlamına gelmez. Şemaların farkına varılması, kişinin tekrarlayan düşünce ve davranış örüntülerini anlamasına, karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarını tanımasına ve daha sağlıklı başa çıkma yolları geliştirmesine yardımcı olabilir.