UZM. PSİKOLOG

AİLE DANIŞMANI

 

YUSUF DAĞYELİ

Bilgi Kaynağı

Onay Arayıcılık

Onay arayıcılık, bireyin kendi değerini ve yeterliliğini içsel ölçütlerinden çok başkalarının kendisi hakkındaki düşünceleri, tepkileri ve değerlendirmeleri üzerinden belirlemesiyle ilişkili bir bilişsel örüntüdür. Bu şemaya sahip kişiler, başkaları tarafından sevilmeye, kabul edilmeye, takdir edilmeye ve reddedilmemeye aşırı önem verebilirler. Kendi ihtiyaçlarını, isteklerini ve değerlerini geri plana atarak çevrelerindeki insanların beklentilerine göre davranabilir, kararlarını başkalarının onayını kazanma amacıyla şekillendirebilirler. Onay arayıcılık şeması, onay ihtiyacı ve tanınma ihtiyacı olmak üzere iki temel alt tipe ayrılır. Onay ihtiyacında kişi, başkaları tarafından sevilmek, kabul edilmek ve reddedilmemek ister. İlişkilerde uyumu korumak ve olumsuz tepkilerle karşılaşmamak amacıyla başkalarının beklentilerine uyum sağlayabilir, insanları memnun etmeye çalışabilir ve kendi isteklerini başkalarının isteklerinin gerisinde tutabilir. Tanınma ihtiyacında ise temel amaç, başkaları tarafından takdir edilmek, başarılarının fark edilmesini sağlamak, hayranlık uyandırmak ve dikkat çekmektir. Bu kişiler için yalnızca kabul edilmek değil, aynı zamanda özel, başarılı, etkileyici ve değerli görülmek de önemlidir. Bu nedenle statüye, fiziksel görünüme, maddi olanaklara ve başarıya aşırı önem verebilirler. Bulundukları ortamlarda konuşmaları kendi başarılarını ve olumlu özelliklerini öne çıkaracak şekilde yönlendirebilir, başkalarının kendilerini takdir etmesini sağlayacak davranışlar sergileyebilirler. Narsistik özellikler, bu şemanın uç biçimlerinde görülebilir; ancak onay arayıcılık şemasına sahip her bireyin narsistik özellikler gösterdiği söylenemez. Bu şemanın gelişiminde çocukluk yaşantıları önemli bir rol oynayabilir. Ebeveynlerin çocuğun değerini başarılarına, beklentileri karşılama düzeyine ve başkaları tarafından takdir edilmesine bağlaması, çocuğun kendi değerini dışsal onay üzerinden belirlemeyi öğrenmesine neden olabilir. Ebeveynlerin hatalara karşı hoşgörüsüz davranması, sürekli yüksek başarı ve performans beklemesi veya çocuğu kendi gelişimi üzerinden değerlendirmek yerine akranlarıyla karşılaştırması bu örüntüyü güçlendirebilir. Ayrıca sevgi, kabul ve takdirin koşulsuz biçimde sunulmaması; çocuğun özellikle başarılı olduğunda daha fazla ilgi görmesi, ödüllendirilmesi veya onaylanması, kişinin değerli olabilmek için başkalarının beklentilerini karşılaması gerektiğine inanmasına yol açabilir. Bu durumda birey, zamanla kendi ihtiyaçlarını ve kişisel değerlerini anlamaktan çok başkalarının kendisini nasıl değerlendirdiğine odaklanabilir. Onay arayıcılık şemasıyla başa çıkma biçimleri teslim olma, kaçınma ve aşırı telafi olarak ortaya çıkabilir. Teslim olma durumunda kişi, başkalarının beklentilerine uyum sağlar, kendi tercihlerini geri plana atar ve kararlarını çevresindeki insanların isteklerine göre verir. Kaçınma davranışında eleştirilme, reddedilme veya olumsuz değerlendirilme ihtimalinin bulunduğu ortamlardan uzak durabilir; örneğin eleştirileceğini düşündüğü için toplantılarda konuşmaktan veya fikirlerini ifade etmekten kaçınabilir. Aşırı telafi davranışında ise başkalarının takdirini kazanmak amacıyla yüksek başarı ve performans göstermeye çalışabilir, sürekli en iyi, en başarılı veya en dikkat çekici kişi olmayı hedefleyebilir. Bu farklı başa çıkma biçimleri, kişinin özdeğerini başkalarının değerlendirmelerine bağlaması ve dışsal onaya duyduğu ihtiyacı karşılamaya çalışmasıyla ilişkilidir.