UZM. PSİKOLOG

AİLE DANIŞMANI

 

YUSUF DAĞYELİ

Bilgi Kaynağı

Yetersiz Özdenetim

Yetersiz özdenetim, bireyin duygu, dürtü ve davranışlarını düzenlemekte, sorumluluklarını yerine getirmekte ve uzun vadeli hedefleri doğrultusunda hareket etmekte zorlanmasıyla ilişkili bir bilişsel örüntüdür. Bu şemanın özdenetim eksikliği ve öz disiplin eksikliği olmak üzere iki temel boyutu vardır. Özdenetim eksikliği, kişinin duygu ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmasını ifade ederken öz disiplin eksikliği, zor, sıkıcı veya rahatsız edici görevleri sürdürme ve tamamlama konusunda güçlük yaşamasını ifade eder. Bu şemaya sahip kişiler, yaşamlarının çeşitli alanlarında kendilerini düzenlemekte zorlanabilir, kişisel ve iş yaşamında sorumluluk almaktan, sıkıntı yaşamaktan ve zorlayıcı durumlarla karşılaşmaktan kaçınabilirler. Davranışlarının olası olumsuz sonuçlarını yeterince değerlendirmeden hareket edebilir ve yaşadıkları olumsuz deneyimlerden gerekli dersleri çıkarmakta zorlanabilirler. Bazı durumlarda dürtüsel, kontrolsüz ve disiplinsiz davranarak anlık isteklerinin peşinden gidebilirler. Uzun vadeli hedeflere ulaşmak için çaba göstermek yerine kısa vadeli haz ve rahatlığı tercih edebilir, sabretmekte, isteklerini ertelemekte ve hayal kırıklığıyla baş etmekte güçlük yaşayabilirler. Bağımlılık davranışları bu şemanın temel bir göstergesi değildir; ancak kişi duygusal sıkıntıdan kaçınmak veya geçici rahatlama sağlamak amacıyla bu tür davranışlara yönelebilir. Yetersiz özdenetim şemasının gelişiminde çocukluk yaşantıları önemli bir rol oynayabilir. Ebeveynlerin yeterli sınır ve kural koymaması ya da koydukları sınırları tutarlı biçimde sürdürememesi, çocuğun kendi davranışlarını düzenleme becerisinin gelişmesini zorlaştırabilir. Aşırı koruyucu ve fazla izin verici ebeveyn tutumları, çocuğun dürtülerini kontrol etme, hazlarını erteleme ve sorumluluklarını yerine getirme becerilerini yeterince geliştirememesine neden olabilir. Ebeveynler, kendi çocukluklarında yaşadıkları yoksunlukları telafi etmek amacıyla çocuklarına sınır koymaktan kaçınabilir veya onların üzülmesini ve zorlanmasını önlemek için gereğinden fazla müdahalede bulunabilirler. Çocuğun sorumluluk alması ve çaba göstermesi yerine işlerin sürekli onun adına yapılması ya da karşılaştığı zorlukların ebeveynler tarafından ortadan kaldırılması da bu örüntünün gelişimine katkıda bulunabilir. Çocuğun sürekli zorluklardan ve rahatsız edici deneyimlerden korunması, sabretme, hayal kırıklığına tolerans gösterme ve güçlükler karşısında çaba göstermeyi sürdürme becerilerinin yeterince gelişmemesine yol açabilir. Yetersiz özdenetim şemasıyla başa çıkma biçimleri teslim olma, kaçınma ve aşırı telafi olarak ortaya çıkabilir. Teslim olma durumunda kişi dürtülerine yenik düşebilir, işlerini erteleyebilir veya öfke patlamaları yaşayabilir. Kaçınma davranışında disiplin, sabır ve sürekli çaba gerektiren görevlerden uzak durarak sıkıntı ve sorumluluklarla yüzleşmekten kaçınabilir. Aşırı telafi davranışında ise özdenetim eksikliğini dengelemek amacıyla kendisine aşırı katı kurallar koyabilir, katı bir disiplin anlayışı geliştirebilir ve kendisini gereğinden fazla zorlayabilir. Bu farklı başa çıkma biçimleri, kişinin dürtülerini düzenleme, sorumluluklarını sürdürme ve zorlayıcı durumlarla baş etme konusundaki güçlükleriyle başa çıkma yollarını yansıtır.